22 Temmuz 2013 Pazartesi

Karadeniz Turu: Uzun Göl

Ayder Yaylası'ndaki iki güzel günden sonra sırt çantalarımızı tekrar toparlayıp Pazar'a doğru yola koyuluyoruz. Yolda minibüse binenler ve inenler oluyor, ortamdaki tek turistik tipler biziz. Bizim dışımızdakiler ''yerel halk''. Konuşmalar evlere şenlik! TV dizilerinden yada fıkralardan duymaya alışık olduğumuz türden, benim çoğunlukla ''karikatürize'' edildiğini düşündüğüm bir şive söz konusu! Fıkralardaki Laz tiplemeleri meğerse gerçekmiş!

Pazar'da inip sahil yolunda Trabzon yönüne giden otobüsleri beklemeye koyuluyoruz. Çok fazla bekletmeden geliyor otobüs ve Of istikametine doğru yol alıyoruz. yollarda yine solumuzda kalan yamaçlar çay tarlaları, sağımızda ise uçsuz bucaksız Karadeniz.

Of'ta inip sora sora Uzungöl minibüslerini buluyoruz ve yine hiç beklemeden yoldayız. Bu indi-bindilerde her seferinde 8-9 TL civarı bir ücret veriyoruz. Eğer kendi arabanız varsa ya da araba kiralayabilirseniz tüm bu yolculuklar daha rahat ve hesaplı olabilir. Ancak iyi bir sürücü şart, çünkü özellikle yayla yolları fazlasıyla yılankavi!

Uzungöl yolu da tipik Karadeniz bölgesi görüntüleriyle çabucak bitiyor, ve sonunda Uzungöl'e varıyoruz.


Hava yağmurlu ve serin, biz kahvaltıyla duruyoruz, açız. İlk iş kendimize göl manzaralı bir restoran bakınıyoruz ve merdivenlerle çıkılan ve gölü tepeden gören İnci Restoran'da karar kılıyoruz. 


                                           
Balıklarımızı yiyip biraz dinlendikten sonra göl gezintisine başlıyoruz. Göl çevresindeki otel ve restoranlarda çok yoğun bir Arap turist yoğunluğu gözleniyor.





Çok sevimli ve huzur verici bir yer. Ama Ayder gibi sakin değil, bu yüzden kalınmasından ziyade günü birlik gezilmesini tavsiye edebileceğim bir mekan. Dönüş yolunda ise Of aktarmalı değil de direk Trabzon'a giden bir otobüs bulmamız bizi mutlu ediyor, çünkü hava yağmurlu, Of'da ne kadar bekleneceği belirsiz. İstikamet Trabzon!


1 yorum :

  1. How come the pepper gas from Gezi Park gets so far?...

    YanıtlaSil